background
background

AMAÇ VE KAPSAM

Kentin arkeolojisi, yalnızca kentte yapılan denetimli kazılar değil, bu kazılarda ve tarihi belgelerde çıkan bulguların, kent mekânına, kentin ve kentlinin belleğine ve hatta gündelik yaşantısına katılmasıdır. Yakın zamanda yaşanan son derece hızlı kentsel dönüşümlerin ve mimarlık alanından gündeme getirilen tabula rasa söylemlerinin kent belleğinde yarattığı tahribat karşısında, kentin arkeolojisinin önemi artan bir gündem haline getirilmesi acil bir ihtiyaçtır. Modern kent ve kent insanının giderek düzleştirilen zaman algısının ve belleğinin yeniden açılarak zenginleştirilmesinin ancak bu yolla, tarihi ve arkeolojik bulguların araştırılması ve tüm kamuya sergilenmesi ile mümkün olacağına inanıyoruz.

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubeleri ortaklaşarak bir Kentsel Arkeoloji Çalıştay’ları dizisi başlatmaktadır. Bu çalıştayların amacı, "kentsel arkeoloji" nin kent içinde yapılan denetimli kazıların ötesinde, kentin tarihsel gelişimini anlamaya çalışan, arkeolojik varlığın nasıl korunacağına, nasıl sergileneceğine, kent mekânına ve planlamasına nasıl katılacağına odaklanan bir alan olarak gelişiminin sağlanmasıdır. Çalıştayda üç disiplinin de katılımı ile kentin arkeolojisinin nasıl ele alınacağı üzerinde ortaklaşan bir dil oluşturulması hedeflenmektedir.

 ÇALIŞTAY PROGRAMI

1. GÜN

Tarih

30 Kasım 2018

Yer

İTÜ 109 nolu salon
Taşkışla

Saat Program
09.30 Kayıt
9.45 Açılış Konuşmaları
10.00

Anahtar Sunum / Kavramsal Çerçeve
    Güliz Bilgin Altınöz - Doç.Dr, ODTÜ Mimarlık Fakültesi
11:00 Kahve Arası
11:15


1.Oturum: Avrupa Kentlerinden örnekler
    Luisa Migliorati - Prof. Dr, Roma La Sapienza Üniversitesi
    Sandy Kidd, Historic England
12:45 Öğlen Arası
13.30


2.Oturum: Kurumsal Yapılanma ve Planlama İlişkisi
     İclal Dinçer - Prof. Dr, YTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
    Emel Göksu - Prof.Dr, DEÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
14.45 Kahve Arası
15.00


3.Oturum: İstanbul'da Kentsel Arkeoloji ve Kurumlar
     Rahmi Asal - İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü
     Sedat Saygı -Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
16.30 Kahve Arası
16.45


Değerlendirme ve Tartışma
     Numan Tuna’nın katılımı ile
    Prof. Dr.- ODTÜ- Yerleşim Arkeolojisi Anabilim Dalı

2. GÜN

Tarih

1 Aralık 2018

Çalışma Sahaları

» Aspar Sarnıcı
» Beşiktaş Metro Kazıları
» Dragos
» Galata
» Myrelaion Rotundası
» Saraçhane Arkeoloji Parkı
» Sultanahmet
» Yenikapı
Saat Program
09.30 Grupların saha çalışmaları
Saha çalışmaları ile ilgili detaylı bilgilendirme gruplar içerisinde yapılacaktır.
14.00 Yuvarlak masa: Saha çalışmalarının sonuçlandırılması
* Saha çalışmaları sonrası grup içi değerlendirme ve sunuş hazırlıkları ile ilgili masabaşı çalışması sahalara en yakın TMMOB mekanlarında yapılacaktır.

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi - Karaköy
TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi - Beşiktaş
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Kartal Temsilciliği

 

3. GÜN

Tarih

2 Aralık 2018

Yer

TMMOB Mimarlar Odası
Karaköy

Saat Program
10.00 Grupların Sunumları ve Tartışma
11.30 Kahve Arası
11.45 Grupların Sunumları ve Tartışma
13.15 Öğlen Arası
14.00 Sonuç ve Değerlendirme
Grupların sunuşları derlenerek, bir sonuç raporu komisyon tarafından hazırlanacak ve yayına dönüştürülecektir.

 KURULLAR

Danışma Kurulu

Prof.Dr.Ahmet Yaraş, Trakya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü
Aksel Tibet, Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü
Doç. Dr. A. Güliz Bilgin Altınöz, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi
Dr. Ayşegül Altınörs Çırak, Dokuz Eylül Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
Prof.Dr. Emel Göksu, Dokuz Eylül Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
Gülbahar Baran Çelik, Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi
Gökhan Bilgihan, Şehir Plancısı
Prof.Dr. İclal Dinçer, Yıldız Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
Dr. Senem Doyduk, Sakarya Üniversitesi Mimarlık Bölümü

Düzenleme Kurulu

Emre Torbaoğlu, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
H. Sinan Omacan, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
Doç.Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi
Semih Ertürk, TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi
Dr. İlknur Türkoğlu, Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi
Yiğit Ozar, Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi
Prof.Dr. Zeynep Kuban, Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi

Yürütme Kurulu

Arzu Kurun, Mimar
Aysel Durgun, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
Prof.Dr. Asuman Türkün, YTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
Ayşe Ercan, Columbia Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji Bölümü Doktora Programı
Bedel Emre, İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Yer Sistem Bilimi Doktora Programı
Doç.Dr. Berna Dıkçınar Sel, YTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
Dr. Bilge Ar, İTÜ Mimarlık Tarihi
Cem Kozar, Yüksek Mimar
Dicle Kaya, İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Doktora Programı
Didem Teksöz, Yüksek Mimar
Esin Köymen, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
Dr. Hatice Kurşuncu, Şehir Plancı - Bağımsız araştırmacı
H.Kübra Gür, MSGSÜ Arkeoloji Bölümü Doktora Programı
Maya Başdal, RIBA Part 1, Oxford Brookes Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, 2014
Dr. Müge Savrum Kortanoğlu, Dumlupınar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü
Oktay Kargül, TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi
Tuğba Ağcabay, Yüksek Mimar

ÇALIŞMA SAHALARI

1 Aralık'ta gerçekleştirilecek olan saha çalışmalarına gösterilen yoğun ilgi nedeniyle üç yeni çalışma sahası ilave edilmiştir. Grupların ve çalışma sahalarının sınırlı olması nedeniyle ön kayıt 17.11.2018 tarihinde saat 12.00'de sona erecek, takiben sizinle iletişime geçilecektir. İlginize teşekkür ederiz.


 

Beşiktaş Metro Kazısı

İstanbul’da inşa edilmekte olan büyük altyapı projeleri esnasında yürütülen arkeolojik kazıların güncel bir örneği olan Beşiktaş Metro İstasyonu kazısında İlk Tunç Çağı’na kadar giden çeşitli bulgular açığa çıkarılmıştır.

Beşiktaş Metro İstasyonu kazısının, arkeolojik kazılarda elde edilen bulguların büyük ulaşım projeleri ile birlikte korunması, sergilenmesi ve planlamaya katılmasına bir örnek teşkil edebileceği düşünülmektedir.

Galata

Konstantin Dönemi’nden beri kentin 13. Bölgesi olarak anılan Galata, Ortaçağ boyunca bir Ceneviz yerleşimi halini almış, geç Osmanlı Dönemi’nden itibaren ise kentin önemli gelişim alanlarından biri olmuştur. 1993 yılında ise “Kentsel Sit Alanı” olarak tescil edilmiştir.

Galata’da yürütülecek saha çalışmasının amacı yer üstündeki 19. - 20. yy yapılarının yanısıra farklı dönemlere ait arkeolojik potansiyelin nasıl araştıralabileceği, korunup sergilenebileceği ve kent planlamasına nasıl katılabileceği üzerine genel bir yaklaşım geliştirmek olacaktır.

Dragos

Dragos arkeolojik kalıntılarının bulunduğu alan Kadıköy-Kartal sahil yolu güzergahı üzerinde yer almaktadır. Kazı alanın güneyinde sahil yolu, kuzeyinde Tekel Sigara Fabrikası arazisi, doğusunda İstanbul Şehir Üniversitesi Kampüsü ve batısında DSİ tesisleri yer almaktadır.

Dragos’ta ilk kazı çalışmaları, 1974-1975 yıllarında başlanmış, bu dönem kazılarında bir Bizans Hamamı’nın küçük bir bölümü ortaya çıkartılmıştır. 2010 yılı içinde de Kartal Belediye’sinin talebi üzerine İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından arkeolojik kazılara yeniden başlanmıştır. Bu kazılarda da MS 4.-6. yüzyıllarda yapıldığı ve çeşitli ilaveler ile 13. yüzyıla kadar kullanıldığı anlaşılan bir hamam kalıntısının büyük bölümü ile bir Bizans Kilisesi ve dörtgen planlı büyük bir yapı gün ışığına kavuşturulmuştur. Kalıntıların bir saray, özel bir malikâne ya da bir manastıra ait olabileceği düşünülmektedir.

Dragos’ta yürülecek çalışmada, arkeolojik kazıların güncel kullanımlar ile birlikte ele alınarak yürütülmesi ve arkeolojik bulguların planlama ve kentsel tasarıma nasıl yön verebileceğinin araştırılması düşünülmektedir.

Sultanahmet

Sultanahmet, İstanbul’un tarihsel çekirdeğini oluşturan yarımadanın doğu ucunda yer almaktadır. İki imparatorluğun idari merkezini oluşturan alanın çok katmanlı yapısı ve zengin kültür varlığı Cumhuriyet sonrası kentin planlanması sürecinde, Henry Prost tarafından Arkeoloji Parkı’na dönüştürülmesinin önerilmesine dayanak olmuş, ancak öneri tam olarak gerçekleşememiştir.

“Sultanahmet Kentsel ve Arkeolojik Koruma Alanı” adıyla İstanbul’un 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine giren dört bölgesinden biridir. Topkapı Sarayı’nın yer aldığı Sur-i Sultani bölgesi 1995 yılında 1. Derece arkeolojik sit lanı ilan edilmiştir. Sur-i Sultani ve Adalet Sarayı arasında kalan bölüm ise kentsel arkeolojik sit alanı ilan edilmiştir.

Sultanahmet, turistik ziyarete açık anıt yapıları, halen güncel kullanımda olan yapıları ve yer altında ya da kısmen kazılarak yeryüzüne çıkarılmış arkeolojik bulguları ile birlikte, hem arkeolojik kazı, hem koruma ve sergileme amaçlı mimari müdahaleler ve hem de bu mirasın orta-uzun dönem planlanması için tüm bu disiplinlerin katılacağı bir süreç ile, kentsel arkeolojinin İstanbul’daki en önemli odağı olabilecek alanlardan biridir.

Aspar Sarnıcı

Suriçinde, bugün Çarşamba-Çukurbostan olarak bilinen alanda M.S V. yy’da inşa edilen Aspar Sarnıcı, Karagümrük’teki Aetius ve Cerrahpaşa’daki Mokios Sarnıçları ile birlikte kentin üç açık sarnıcından biridir. Valens isale hattı üzerinde olduğu tahmin edilen yapı 152x152 m boyutlarında kare planlı olup derinliği 10 metredir. Sarnıç 6. yy’da tahrip olmuş ve bu dönemden sonra bostan olarak kullanılmıştır. Planın dört kenarındaki duvarlar günümüze kadar gelebilmişken zemin ve buradaki arkeolojik dolgu korunmamıştır. Bostan özelliğini kaybettikten sonra çeşitli işlevlerde kullanılan sarnıç yapısı, Osmanlı Dönemi’nde küçük bir mahalle yerleşimi halini almıştır. Daha sonra pazar alanı olarak kullanmak için alana dolgu yapılmıştır. Pazar alanı olarak işlev kazanamayınca 1990’lı yılların sonunda eğitim parkı olarak kullanılan alan, 2003 yılından sonra ise günümüzde hale gelmek üzere spor ve rekreasyon alanı olarak kalmış, 2012 yılında Fatih Belediyesi tarafından park ve yeşil alan olarak nihai halini almıştır. Sürekli değişime uğrayan alanın, tarihsel kimliği göz önünde bulundurularak kent içi yaşama dahil edilmesi sırasında yapılan planlama hataları ele alınacak, gelecek için olası kullanım potansiyelleri, alanın tarihselliği, değişimle gerçekleşmiş birikimi ve yerelin ihtiyaçları göz önüne alınarak araştırılacaktır.

Yenikapı

Yenikapı’da Marmaray ve Metro istasyonlarının inşası nedeniyle başlatılan ve 58 bin metrekarelik bir alanda sürdürülen arkeolojik kazılar 2004- 2011 yılları arasında İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde yapıldı. Bölge Bizans döneminde Theodosius Limanı olarak adlandırılmaktadır. Theodosius Limanı’nın, Lykos Deresi’nin ağzında yer alan koyun İmparator Theodosius döneminde (379- 395) Eleutheris Limanı’nın bulunduğu yere bir mendirek inşa edilerek oluşturulduğu düşünülmektedir. Theodosius Limanı 4. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar aktif olarak kullanılmış, 11. yüzyıldan sonra derenin getirdiği alüvyonlarla dolmaya başlamış ve 13. yüzyılda işlevini kaybetmiştir. Bölge daha sonraki dönemlerde bostan olarak kullanılmış ve kazıların başladığı yıllara kadar Langa Bostanları adını ile anılmıştır. Kazılarda liman dolgusundan 36 batık gemi, gemilere ait yükler ve eşyalar ortaya çıkarılmıştır. Bizans limanının altında, deniz kotunun -6,30 m altında Neolitik döneme, günümüzden yaklaşık 8 bin yıl önceye tarihlenen bir yerleşmeye ait mimari kalıntılar, gömüler ve buluntular ortaya çıkarıldı. Yine aynı seviyede, balçıklı bir alanda Neolitik Dönem insanlarına ait binlerce ayak izi meydana çıktı. Elde edilen veriler aynı dönemde Marmara bölgesinde farklı yerleşme yerlerinde ortaya çıkan Fikirtepe kültürü özellikleri göstermektedir. Yenikapı kazıları, İstanbul’un tarihöncesi topoğrafyası ve yaşamı, Bizans Dönemi gemiciliği, uluslararası ilişkileri ve ticareti konusunda yeni ve önemli bilgilerin elde edilmesini sağlamıştır. Kazılarda ortaya çıkan binlerce buluntu ve Bizans gemileri üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar halen sürdürülmekte ve alanda bir Yenikapı Müzesi inşa edilmesi planlanmaktadır. Yenikapı, İstanbul’un kentsel arkeolojisi ve kimliği bağlamında tekrar ele alınıp düzenlenmesi gereken bir alandır.

Myrelaion Rotundası

Myrelaion Rotundası, Laleli semtinde Myrelaion Manastır Kilisesi (Bodrum Camii) ve yanı başında bulunmaktadır. MS. 5.yy’da inşa edilen rotunda, 10. yüzyılda I. Romanos Lekapenos (920- 944) tarafından burada yaptırılan bir saray ve Myrelaion Manastırı’nı için, teras vazifesi görecek bir sarnıca dönüştürülmüştür. Günümüzde de çarşı olarak kullanılmaktadır.

Yürütülecek çalışmasının amacı günümüze ulaşabilmiş erken Bizans yapılarından biri olan rotundanın koruma statüsüne uygun bir kullanımla birlikte kente katılımının araştırılmasıdır.

Saraçhane Arkeoloji Parkı ve Çevresi

Tarihi belgelerde Ayasofya yapılana kadar kentin en görkemli yapısı olarak anılan Aziz Polyeuktos Bazilikası’nın kazılarak yeryüzüne çıkarılmış ve halen kısmen korunmuş kalıntılarını içeren alan, imar planında Arkeoloji Parkı olmak üzere ayrılmış durumdadır.

Arkeolojik parkın içinde bulunduğu ve Valens Su Kemeri, Şehzade Cami, Fatih İtfaiye Binası, İstanbul Belediye Sarayı gibi kentin farklı dönemlerinden yapılarla çevrili açık alan sistemi içerisinde kent mekânına nasıl katılacağının araştırılması hedeflenecektir.

ÖN KAYIT FORMU

1 Aralık'ta gerçekleştirilecek olan saha çalışmalarına gösterilen yoğun ilgi nedeniyle üç yeni çalışma sahası ilave edilmiştir. Grupların ve çalışma sahalarının sınırlı olması nedeniyle ön kayıt 17.11.2018 tarihinde saat 12.00'de sona erecek, takiben sizinle iletişime geçilecektir.

Ön kayıt başvuruları 17 Kasım'da sona ermiştir. Ön kayıt sırasında yapılan tercihlere göre belirlenecek çalışma sahası grupları en kısa zamanda başvuru sahiplerine bildirilecektir.

İlginize teşekkür ederiz.

İLETİŞİM

Daha detaylı bilgi almak ve sorularınız için bizimle e-posta aracılığı ile iletişim kurabilirsiniz

E-posta adresimiz
iletisim@kentselarkeoloji.org